Shapes Turkey etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Günde Yarım Saat Spor


Kanser riskini yarı yarıya azaltabileceği bildirildi.

Günde yarım saat etkin bir şekilde spor yapmanın kanser riskini yarı yarıya azaltabileceği bildirildi.
Finlandiyalı uzmanların, daha önce kanser geçirmemiş 42-61 yaş arasındaki 2,560 erkek üzerinde yaptığı araştırmada, bu kişilere ne sıklıkla egzersiz yaptıkları soruldu ve egzersizin seviyesini belirlemek için fiziksel testler uygulandı.
Daily Mail'de yayımlanan habere göre, ortalama 17 yıl boyunca izlenen deneklerin yaptıkları egzersizin yoğunluğu metabolik birimle (MET) ölçüldü.
Yürümenin ortalama yoğunluğu 4,2 MET, koşunun 10,1 MET, yüzmenin 5,4 MET, bahçe işleri yapmanın 4,3, işe bisikletle gitmenin 5,1 MET, kayağın 9,6 MET, kürek çekmenin 5,4 MET, top oyunlarının 6,7 MET, jimnastik, dans ve ağırlık kaldırmanın 5 MET olarak ölçüldü.
British Journal of Sports Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, günde en az 30 dakika süreyle 5,2 MET spor yapan bir kişinin, daha az spor yapanlara oranla kansere yakalanma riskinin yarı yarıya az olduğu belirlendi.
Araştırmanın, sonucu etkiliyebilecek olan yaş, alkol tüketimi, sigara, vücut kütle endeksi ve kalori miktarı gibi faktörler göz önüne alınarak yapıldığı belirtildi.
Araştırmayı kaleme alan Finlandiya'daki Kuopio ve Oulu üniversitelerinin bilim adamları, kansere yakalanma ve kanserden ölüm riskini azaltmanın en iyi yolunun yüksek yoğunluklu egzersiz olduğunu kaydetti.

Posted in , , , , , | Leave a comment

Ağrı kesici içerken bir daha düşünün!

Toplumda baş ağrısının bireylerin, yaklaşık yüzde 90’ında görüldüğünü belirten Uzm. Dr. İsmail Ekici, söz konusu ağrıların hepsinin belli bir olaya bağlı olmayan, primer ya da altında herhangi bir neden olmayan ağrılar olduğunu ifade etti.
Baş ağrısından dolayı bireylerin kulaktan dolma ve fazlaca ağrı kesici kullandığını belirten Ekici, ağrı kesicilerin bilinenin aksine baş ağrısını tetikleyen bir yapısı olduğunu vurguladı.
Ekici “Özellikle toplumda migrenim var komşum bu ilacı kullanıyor, eczaneden şunu önerdiler gibi tanıdık tavsiyesine dayanarak ilaç kullanımı yaygın ve bu durum çok yanlış. İşte burada bir nöroloji uzmanının devreye girerek kişiyi tedavi etmesi lazım. Sadece ağrı kesici azaltılsa bile, kişide ağrı oranı azaltılabilir.” diye konuştu.

BAŞ AĞRILARININ YARISI MİGREN KAYNAKLI

Baş ağrılarının yarısına yakınını migrenin oluşturduğunu söyleyen Ekici, migreni kronik, tekrarlayıcı, geldiği zaman bir kaç gün süren, kişiyi işinden gücünden alıkoyan, dolayısıyla ekonomik kayba sebep olan, bir hastalık olarak tanımladı. Ekici, migrene bağlı olarak, otonomik semptomlar adı verilen bulantı, kusma, ışıktan rahatsız olma gibi belirtilerin de migrene eşlik edebileceğini kaydetti.

MİGREN KADINLARDA DAHA ÇOK GÖRÜLÜYOR

Migrenin daha ziyade kadınlarda görüldüğünü dile getiren Ekici, “Kadınlarda oranın yüksek olmasının sebebi hormonal denge, mens dönemi, doğum kontrol hapları, çabucak stres girme gibi tetikleyici faktörler. Bunun dışında genel olarak hava değişimleri, sıcaklık değişimleri, açlık, uykusuzluk, psikolojik sıkıntılar, depresyon da migreni tetikleyebilir.” dedi.

BEYAZ PEYNİR, ÇİKOLATA, NARENCİYE BAŞ AĞRISI NEDENİ

Ayda 4 defadan fazla baş ağrısı çekenlerin mutlaka bir nöroloji uzmanına görünmesi gerektiğinin altını çizen Ekici, sigara, çay, kahve gibi alışkanlıkların da bazen baş ağrısı yapabildiğine dikkat çekti. Kahvenin kişiye göre değişiklik göstermesi şartı ile bazen baş ağrısına iyi geldiğini belirten Ekici, “Yine kişiye göre değişmekle birlikte beyaz peynir, çikolata, narenciyeler baş ağrısını tetikleyebilir. Bunları yediğinde kişiye baş ağrısı yapıyorsa ya yapmaması gerekiyor ya da asgariye indirmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak:
http://www.haberturk.com/saglik/haber/753670-agri-kesici-icerken-bir-daha-dusunun

Posted in , , , , , , | Leave a comment

Gençlere B12 Uyarısı

Prof. Dr. Selda Demirtaş, gençler arasında çok sesiz bir şekilde B12 eksikliğinin arttığı söyledi.

Bilişsel bozuklukların tespitine yönelik yapılan araştırmada, gençlerdeki konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık, halsizlik gibi şikayetlerin B12 vitamini eksikliğinden kaynaklandığı ortaya çıktı.

Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selda Demirtaş, gençler arasında özellikle konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık, bellek bozukluğu gibi bilişsel yakınmalar ve halsizlik, uyuma isteği gibi genel yakınmaların giderek arttığına işaret ederek, şunları kaydetti:

''Psikoloji ana bilim dalıyla birlikte öğrencilerimize ve akademik personele bilişsel bozuklukları değerlendirdirme testi uygulanarak, bu tür şikayetleri olan kişilerin kandaki vitamin 12 düzeylerini eş zamanlı karşılaştırdık. Yapılan değerlendirmeler sonucunda gençlerde B12 eksikliğinin çok çarpıcı düzeylerde olduğunu gördük. Gençler arasında çok sesiz bir şekilde B12 eksikliği artıyor ve bu durum gençlerin bilişsel durumlarını tehdit ediyor. B12 eksikliğine bağlı konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık, bellek bozukluğu gibi şikayetler ortaya çıkıyor''

Kaynak:
http://www.haberturk.com/saglik/haber/749611-genclere-b12-uyarisi

Posted in , , , , | Leave a comment

Kadınlarda Stres Bunamayı Tetikliyor

Orta yaşlarda yaşanılan stres kadınlarda bunama ve alzheimer riskini arttırıyor.
İngiltere’de yayımlanan Independent gazetesinin haberine göre, orta yaşlarda, tekrarlayan stres ve endişe bozukluğu atakları geçiren kadınların bunama ve alzheimera
Orta yaşlarda yaşanılan stres kadınlarda bunama ve alzheimer riskini arttırıyor.

İngiltere’de yayımlanan Independent gazetesinin haberine göre, orta yaşlarda, tekrarlayan stres ve endişe bozukluğu atakları geçiren kadınların bunama ve alzheimera yakalanma olasılığı, diğer kadınlara göre iki kat daha fazla.

İsveçli bilimadamlarının, 1968 ila 2000 yıllarında yaptığı bin 415 kadını kapsayan araştırmada, stresten etkilenen 161 kadının bunadığı, çoğuna bunamanın en yaygın şekli olan Alzheimer teşhisi koyulduğu ve orta yaşlarda daha sık stres yaşayan kadınlarda, bunama olasılığının yüzde 65 oranında daha fazla olduğu belirtildi.

Araştırmanın başında 38 ila 60 yaşında olan kadınların yaşadığı stres seviyelerini değerlendirmek amacıyla, 1968, 1974 ve 1980 yıllarında 3 inceleme yapıldı ve kadınların yaşadığı stres “bir ay ya da daha fazla süren uyku problemleri, korku, endişe, sinirlilik, gerginlik ve öfke duygusu” şeklinde tanımlandı.

İncelemelerin her ikisinde de, sık sık ya da sürekli stresli olduğunu söyleyen kadınların bunama olasılığının yüzde 73 oranında arttığı belirlendi.

Göteborg Üniversitesi’nden araştırmacı Lena Johansson, bu araştırmanın orta yaşta yaşanılan stresin ilerleyen yaşlarda bunamaya yol açtığını gösteren ilk araştırma olduğunu ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda da benzer bulgulara rastlandığını söyledi.

Johansson araştırmayla ilgili, “Stres öncelikle inme, kalp krizi ve hipertansiyon gibi kardiyovasküler hastalıkların ortaya çıkma riskini arttırıyor. Bu çalışma bunama konusunda risk faktörlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir” dedi ve bu alanda daha fazla araştırma yapılması gerektiğini söyledi.
Lena Johansson, “Stres yaşadığını söyleyen kadınların çoğunda bunamaya rastlanmadı, dolayısıyla insanlara stresi azaltmalarını önermek ya da onları aşırı stresin bunamaya yol açtığı konusunda uyarmak şu anda mümkün değil” dedi.

Araştırmanın sonuçları Brain dergisinde yayınlandı.

Kaynak: AA

Posted in , , | Leave a comment

Yeni Yıl Yeni Yaşam - 2012

Yepyeni bir yıla giriyoruz. Dünyamız güneşin etrafındaki tam turunu tamamlıyor ve yeni bir dönüşe hazırlanıyor. Yeni bir başlangıca… Bizler de bunu kendimiz için yeni bir başlangıç kabul ediyor, şenliklerle kutluyoruz. Pek çoğumuz her yıl yeni kararlar alıyor. “Bu yıl yeni bir araba alacağım” ya da “bu yıl forma gireceğim”..gibi…  Ve yine pek çoğumuz bu kararları her yıl bir sonraki yıla ertelemiş olmaktan dolayı rahatsız. Eğer sizin de içinizde hissettiğiniz bu tarz bir rahatsızlık var ise gelin birlikte bu düğümü nasıl çözeceğimize bakalım. Bu sene hayatınızda bir dönüm noktası olsun…

Bir şeyleri amaç edinmek çok güzel ancak “bu yıl” çok geniş bir zaman dilimi değil mi sizce de? Biz genellikle sadece varılacak sonucu tanımlıyoruz ve onu orada bırakıyoruz. Asıl önemli olan gidiş yollarının tanımını iyi yapabilmek. Eğer doğru bir planlama yaparsak istenilen sonuç zaten kendiliğinden gelecektir.  Amaca ulaşacağımız yolda dikkat edilmesi gereken bazı temel noktalar var.

Söz uçar yazı kalır. Hedeflerinizi maddeler halinde yazın.

Gerçekçi bir plan oluşturun. Hedefinizi başarmak için size gerekli olan zaman dilimini iyi belirleyin. Kendinizi tanıyorsunuz. Ayırabileceğiniz zaman, ekonomik durumunuz gibi faktörleri göz önünde bulundurun.

Esnek olun. Hedeflediğiniz yolda giderken sizi yavaşlatacak dışsal faktörler meydana gelecektir. Dünyanın kontrolü elimizde değil. Bu tarz durumları normal kabul edin ve yılmayın. Ara verdim demeyin, süreci askıya almayın, zaman zaman çok yavaşlayabilirsiniz ama asla durmayın.

Doğru zaman şimdidir. Başlamak için doğru zaman diye bir zaman yoktur. Şu da hallolsun öyle başlayayım demeyin. Çünkü halledilecek işler asla bitmez. O nedenle bu düşüncenin sizi durdurmasına izin vermeyin, hiçbir şeyi ertelemeyin. Üstelik yeni bir şeylere adım atmak için yepyeni bir yıldan daha iyi bir nedeniniz olamaz..

Tüm bunları gerçekleştirebilmek için sağlığınıza özen gösterin. Sağlıklı olmadan alınan kararları gerçekleştirebilmek pek olanaklı değil. Hareketsiz yaşam, fast food beslenme ve stres aktif şehir yaşamının muhteşem üçlüsü. Bizi her gün içten içe kemiriyor. Üstelik her geçen yıl biz yetişkinlerin bedenlerini biraz daha eskitiyor ve bu muhteşem üçlüye bedenlerimizin toleransı azalıyor.

Benim önerim bu yıl kendi yıpranma payınızı minimum seviyeye çekmeyi ilk hedef olarak belirleyin. Bunun için ilk olarak aldığınız gıdalara dikkat edin. Hatta, mutlaka uzman bir diyetisyene danışın. Çünkü her birimizin vücudunun ihtiyaç duyduğu besinler birbirinden farklı. Bir taraftan fazlalıklarımızdan kurtulurken bir taraftan da vücudumuzun daha dirençli hale gelmesi ancak kişiye özel doğru bir diyet programının uygulanması ile mümkün. Diyetinizi mutlaka kendi koşullarınıza (yaşınız, yağ oranınız,vücut yapınız..vs) uygun bir egzersiz programıyla destekleyin. Hatta spor yaptığınız zamanı yalnızca kendiniz için ayırdığınız bir zaman olarak algılarsanız emin olun çok daha fazla keyif alacaksınız.

Son olarak daha fazla hoşgörülü olmaya çalışın. Hepimizin insan olduğunu ve kusurlarımızın olabileceğini unutmayın. Hayata gülümseyin (:

Herkese sağlık, mutluluk dolu bir yeni yıl diliyorum..



Mine Tekin

Psikolog
Shapes For Women Türkiye

Posted in , , | Leave a comment

Shapes for Women ile Türkiye’de bir ilk! [Womenist.net]

Kadınlar için sporda yepyeni bir trend olan 'hızlı spor' yapma trendi, Shapes for Women ile alışılmış kalıpların dışına taşıyor..


İster çalışan ister ev kadını olsun, kadınların hayat mücadelesi içinde sorumlulukları ve koşuşturmaları bitmek bilmiyor. Tüm bu ‘hayat yarışı’ içerisinde sağlıklı olmak, zinde kalmak ve güzel görünmek sizce de en doğal hakları değil mi? Çoğu kadın alışılmış kalıplar yüzünden spor yapıyor olmayı gözünde büyütüyor.  Ayrıca kendileri için yaratmak isteyip de yaratamadığı zaman dilimlerinden harekete geçemeyebiliyorlar.


Türkiye’de 2,5 yıl içinde, 20 ilde 50 şubeye ulaşan Shapes for Women, şube sayısını daha fazla kitleye hitap etmek adına hızla artırmaya devam ediyor. Tabi bu durum da bizlerin de dikkatinden kaçmadı. Shapes for Women ile sadece kadınlara özel hazırlanan spor salonlarında, 30 dakika süren spor sayesinde günlük spor ihtiyacının tümü karşılanabiliyor. Böylelikle kadınlar, spora uzun vakitler harcamadan da amaçlarına ulaşabiliyor.



Merkezi ABD Texas’ta bulunan ‘Shapes for Women’ 14 ülkede 600’den fazla şubesi ile bu alanda kalıcı bir marka. Shapes for Women salonlarında bulunan tüm aletler kadın ergonomisi ve vücut yapısı değerlendirilerek üretiliyor. Spor ekipmanlarındaki hidrolik sistemi, kadınların kendi itme çekme gücüyle çalışmasını sağlarken, vücutta rehabilite edici özelliği de bulunuyor. Bu tüm dünyada yeni bir trend. Artık dünyada spor salonları bir yönüyle vücut rehabilitasyon salonu işlevi de görüyor. Shapes for Women’da bütün ekipman buna göre ayarlanmış durumda. Tümü uzman spor eğitimcileri eşliğinde uygulanan, ana istasyon adı verilen 8 tane hidrolik alet ve ara istasyon adı verilen 4 farklı cins ekipman sayesinde bir günlük spor ihtiyacı karşılanıyor.

Shapes for Women’da koşu karesi, step tahtası, pilates topu ve pilates lastiği kullanılıyor. Ve tüm bu cihazların üyeler tarafından kullanımı sırasında antrenör birebir çalıştırıyor. Spor salonlarına üye olmanın pahalı olduğunu düşünüp çekinen kadınlar için Shapes for Women çok hesaplı bir seçenek. Aylık olarak ekonomik ücretler karşılığında Shapes for Women hizmetlerinden yararlanmak mümkün.

Shapes for Women franchising sistemi ile her hafta yeni bir şube açılıyor.

Adres: Talatpaşa Bulvarı No:63 K:1 D:4  Alsancak / İzmir
Telefon: (232) 463 64 69

Kaynak : Womenist.net


Posted in , , | Leave a comment

Arama Yap

Shapes Turkey