Güçlü bir kadın görür görmez tanırsın değil mi? Etrafında bir aura olduğunu hemen farkederiz. Siz de bu yazıyı okuduktan sonra o aura'ya sahip olabilirsiniz ;)
Şimdi PILOXING Zamanı
Spor Akademisi mezunu olduğumdan Avrupa ve Amerika’nın son trendi Piloxing egzersiz sisteminin Türkiye’ye geldiğini duyduğumda, oldukça heyecanlandım doğrusu... Nasıl bir sistem olduğunu ve diğer egzersiz sistemlerinden farkını araştırmaya başladım..
Piloxing, İsveç’li Viveca Jensen’ın geliştirdiği, pilatesin kas çalıştırmasını, boksun güçlendirmesini ve kardiyosunu, dansın eğlencesi ve duygusallığını bir arada barındıran bir interval antrenman; yalınayak eğitim gibi en güncel bilimleri kullanan, maksimum kalori yakmayı ve dayanıklılığı arttırmayı hedefleyen bir egzersiz sistemi. Bu sporla seansta (60dk) yaklaşık 900 kalori harcanıyor, özel tasarlanmış eldivenleri sayesinde, kol ve sırt yüksek düzeyde çalıştırılıyor; esneklik ve denge arttırılıyor; bunların yanı sıra kalp güçlendiriliyor.
Peki ama nerede yapacaktım;

Bu sporla tanışmam için Türkiye’de tek bir yer vardı, Shapes For Women salonları. Şans eseri bir süre sonra bir Shapes salonundaki demo seansına davet edildim. Heyecanlanmaya başlamıştım, aslında birçok sporla tanışmıştım ama merak ediyordum Piloxing onlardan farklı mıydı, sevecek miydim acaba?
Ve seans zamanı geldi çattı :)
Salonda benim gibi yirmili yaşların başında pek çok kişi olduğu gibi, 30 lu ve 40 lı hatta 50li yaşlardaki kişiler de vardı. Zayıf, kilolu, daha önce spor yapmış, hayatında spor yapmamış bir sürü insan vardı, hepimiz heyecanla başlamayı bekliyorduk.
Ve işte PİLOXİNG ZAMANI; motive edici harika şarkılar, kıvrak, zorlayıcı ve rahatlatıcı çeşitli hareketler, pembe eldivenler, çıplak ayak olmanın verdiği mutluluk ve özgürlük duygusu, tabi ki olmazsa olmaz yumruklar HADİ HANIMLAR
Herkes o kadar çok konsantre, istekli ve motiveydi ki kimse bırakamıyordu seansı, yanımda çalışan 54 yaşındaki teyzem, arkamdaki kilolu bayan ve diğerleri. Yumruklar atıyor, kalçaları sallıyor, zıplıyor, esniyor ve eğleniyorduk. Seans bittiğinde hepimiz kan ter içinde kalmıştık (belki de hiçbir sporda olmadığı kadar) ama herkes eğlenerek spor yapmış olmanın verdiği mutlulukla hala enerjikti.
Hepimiz Piloxing’i çok sevmiştik. Bizi mutlu, sağlıklı ve özgür kılmıştı.
Ve şimdi bu güzel sporu sadece yapmıyorum, artık yaptırıyorum da, seanslarımda sporla ilk tanışan üyelerim de var, uzun zamandır spor yapanlar da.. Hepsi her seanstan sonra kendilerini Piloxing sloganında olduğu gibi; Esnek, Seksi ve Güçlü hissediyorlar…
Teşekkürler Viveca Jensen,
Teşekkürler Shapes For Women.
SLEEK, SEXY & POWERFUL
Irmak ÇAVUŞOĞLU
Salonda benim gibi yirmili yaşların başında pek çok kişi olduğu gibi, 30 lu ve 40 lı hatta 50li yaşlardaki kişiler de vardı. Zayıf, kilolu, daha önce spor yapmış, hayatında spor yapmamış bir sürü insan vardı, hepimiz heyecanla başlamayı bekliyorduk.
Ve işte PİLOXİNG ZAMANI; motive edici harika şarkılar, kıvrak, zorlayıcı ve rahatlatıcı çeşitli hareketler, pembe eldivenler, çıplak ayak olmanın verdiği mutluluk ve özgürlük duygusu, tabi ki olmazsa olmaz yumruklar HADİ HANIMLAR
Herkes o kadar çok konsantre, istekli ve motiveydi ki kimse bırakamıyordu seansı, yanımda çalışan 54 yaşındaki teyzem, arkamdaki kilolu bayan ve diğerleri. Yumruklar atıyor, kalçaları sallıyor, zıplıyor, esniyor ve eğleniyorduk. Seans bittiğinde hepimiz kan ter içinde kalmıştık (belki de hiçbir sporda olmadığı kadar) ama herkes eğlenerek spor yapmış olmanın verdiği mutlulukla hala enerjikti.
Hepimiz Piloxing’i çok sevmiştik. Bizi mutlu, sağlıklı ve özgür kılmıştı.
Ve şimdi bu güzel sporu sadece yapmıyorum, artık yaptırıyorum da, seanslarımda sporla ilk tanışan üyelerim de var, uzun zamandır spor yapanlar da.. Hepsi her seanstan sonra kendilerini Piloxing sloganında olduğu gibi; Esnek, Seksi ve Güçlü hissediyorlar…
Teşekkürler Viveca Jensen,
Teşekkürler Shapes For Women.
SLEEK, SEXY & POWERFUL
Irmak ÇAVUŞOĞLU

Yaşını göstermeyen kadınlar daha uzun yaşıyor
Yaşından genç görünen kadınların tansiyonunun düşük olduğu ve daha uzun yaşayabileceği belirlendi.

Dr. David Gunn ve ekibinin yaptığı araştırma, ilk kez düşük tansiyon ve genç görünmek arasında bağlantının bulunduğunu, genç gösterenlerin kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskinin daha az olduğunu ortaya koydu.
Araştırmaya ortalama 63 yaşındaki 514 kişi katıldı. Yüksek tansiyonun kalp-damar hastalıklarına davetiye çıkardığını belirten bilim adamları, genç görünen kadınların tansiyonunun düşük olduğunu, dolayısıyla kalp krizi ve felç risklerinin de azaldığını vurguladı.
Araştırmada, yaşam süresi uzun aileye sahip erkeklerin de genç gösterdiği ortaya çıktı. Dr. Gunn, bir sonraki aşamada "gençlik sırlarını" anlayabilmek için genç gösterenlerin cildinde neler olup bittiğini incelemeyi amaçladıklarını ifade etti.
Araştırmanın sonuçları "Journals of Gerontology" dergisinde yayımlandı.

Spor Yapın, Sağlıklı ve Güzel Kalın!
Günümüzde spor, büyük bir sosyal olgu haline gelmiştir ve bilimsel esaslar doğrultusunda önemli bir sektör olarak gelişimini sürdürmektedir. Ayrıca bu gelişim, son yıllarda toplumda düzenli egzersiz yapma alışkanlığında da artış sağlamıştır.

Egzersizin temel amacı, kasların, kemiklerin, eklemlerin, kalp-damar sisteminin ve fonksiyonlarının en uygun şekilde çalışmasını sağlamaktadır. İnsan bedeni harikulade işleyen bir mekanizmadır. Merkezi sinir sistemi yaşam dinamizmini kontrol eder. Yaşam boyu düzenli egzersizlerle dolaşım, solunum, sindirim, boşaltım, iskelet ve kas sistemlerinin istenen düzeyde tutulması sağlanır. İnsan bedeni uzun süre hareketsiz kaldığında, hantallaşır, kişide pek çok sağlık probleminin ortaya çıkma riski artar.
Sporla yaşam boyu ilgilenenler, düzenli egzersizin hem sosyal hem psikolojik olarak olumlu yönde ve büyük etkileri olduğunu bilirler. Düzenli egzersiz, beden sağlığını iyileştirirken fiziksel aktivite performansını da üst düzeye taşımaktadır. Bununla birlikte bedendeki duruş (postür) bozukluklarını giderdiğinden, estetik anlamda da kişinin kendine güven kazanmasını sağlamaktadır.
Spor yapın, sağlıklı ve güzel kalın..
LEYLA BAL
Shapes For Women
Franchise Koçu
Shapes For Women
Franchise Koçu

Spor ve Sağlık
Günümüzde spor büyük bir sosyal olay haline gelmiştir. Spor, bilimsel esaslar doğrultusunda önemli bir sektör olarak gelişimini sürdürmektedir. Ayrıca bu gelişim, sağlık açısından önemli olan düzenli egzersiz yapma alışkanlığını kazanma şeklinde de değerlendirilebilir.

Her geçen gün düzenli yapılan bedensel egzersizler, sporun sağlık için önemini daha da belirginleştirmektedir. Bu egzersizlerin amacı, kasların, kemiklerin, eklemlerin, kalp-damar sisteminin ve fonksiyonlarının en uygun şekilde çalışmasını sağlamaktadır.
İnsan bedeni özel yetenekleri olan mükemmel bir varlıktır. Merkezi sinir sistemi yaşam dinamizmini kontrol eder. Kalp, yaşam boyu düzenli olarak vücuda kan pompalar. Sürekli egzersizlerle solunum sindirim, boşaltım ve iskelet kas sistemlerinin istenen düzeyde tutulması sağlanır. Uzun süre hareketsiz kalan insan bedeni hareket yeteneğini kaybeder ve sağlık problemleri doğabilir.
Sporla ilgilenenlerin amacı, beden ve ruh sağlığını geliştirmek kendine güven kazanmasını sağlamak ve üst düzey performansı elde etmektir.
Sonuç olarak spor, kas - iskelet sitemi, kalp - dolaşım sistemi, sindirim sitemi, postür (duruş) gibi tüm fiziksel özellikler için oldukça faydalıdır. Ayrıca sosyal ve psikolojik olarak kişide olumlu yönde büyük etkisi vardır.
FRANCHİSEE KOÇU
LEYLA BAL
LEYLA BAL

Ofiste egzersiz yapmayı ihmal etmeyin
Uzmanlar çalışanların küçük molalar vererek, oturdukları yerde basit egzersizler yapması gerektiğini belirtiyor.
- Bilgisayarınızın monitörünü tam karşınızda, göz hizanızda ayarlayın.
- Klavye ve mouse kullanılırken el bileğinin düz olmasına dikkat edin.
- Bel, sırt ve kol destekli olan bir sandalye seçin.
- Omuzlarınızı öne eğmeden, duruş pozisyonunuzu sık sık değiştirerek, dik oturun.
- Gün içinde küçük molalar verin.
- Telefon konuşmalarınızı masa başında değil, dolaşarak yapın. Kan dolaşımınız ve bacaklarınız için bu çok iyi olacaktır.
- Bacak, boyun ve omuzlarınızı hareket ettirin.

Su iç, beynin hızlansın!
İngiltere'de yapılan araştırmaya göre, önemli bir işe başlamadan önce içilen üç bardak su, beynin reaksiyon hızını yüzde 14 artırıyor.
İngiltere'de iki üniversitenin ortaklaşa gerçekleştirdiği araştırma, su içmenin yeni bir faydasını ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, odaklanma gerektiren önemli bir iş öncesinde içilen su kişinin beyin faaliyetlerini hızlandırıyor.
Doğu Londra ve Westminster üniversitelerinden bilim insanlarının yaptığı çalışmada, deneye katılan gönüllülere birer hafta arayla iki farklı test uygulandı. İlk deneyde katılımcılara birer tahıllı gofret ve arzu ettikleri kadar su verildikten sonra kendilerinden bir dizi zeka testini tamamlamaları istendi. İkinci deneyde ise katılımcılar sadece gofreti tükettikten sonra soruları çözdü.
Araştırmanın sonuçlarını kaleme alan Dr. Caroline Edmonds, su içen bireylerin sorulara cevap verme konusunda reaksiyon sürelerinin gözle görülür şekilde hızlı olduğunu tespit ettiklerini belirtti. Çalışmanın sonuçlarına göre, özellikle odaklanma gerektiren bir işe başlamadan önce tüketilen üç bardak su, beynin reaksiyon hızını yüzde 14 artırıyor.
Araştırmacılar, suyun, deneklerin sadece reaksiyon hızlarında değil, kelime hafızası, görsel hafıza ve öğrenmeyle ilgili fonksiyonlarında da olumlu etki yaptığını gözlemledi. Suyun, insan beyni üzerinde böyle bir etki yapabilmesi için kişinin kendini susamış hissetmesi gerektiğine işaret edilen araştırma raporunda, "Ortaya çıkan en önemli sonuç, bireyin kendisini susamış hissettiğinde, fonksiyonlarının yavaşladığı ve susuzluk hissi ortadan kalktığında, zihinsel kapasitenin artmasıdır" ifadelerine yer verildi.
Kendini susamış hisseden bireylerin ruh hallerinde de değişiklik olduğuna değinilen araştırmada, susuzluğun kişiyi daha gergin ve "aklı karışmış" hale getirdiğini bu durumun da performansı etkilediği kaydedildi.
Araştırmanın bir diğer ilginç sonucu da "karmaşık kuralları öğrenmeye yönelik test ve çalışmalar" söz konusu olduğunda, susayan bireylerin daha başarılı sonuçlar ortaya koymaları oldu.
Suyun genel olarak zihinsel çalışmaları hızlandırdığını, nadir konularda ise durumun tersine döndüğünü ifade eden bilim insanları su ve beyin faaliyetleri arasındaki ilişkiyi çok daha detaylı inceleyecek yeni araştırmalara ihtiyaç olduğunu belirtti.
